odanın fransız balkon tabiri yerinden sokağa baktığım anda dökülüyor kelimeler
yollara
şimdi ise arabalar geçiyor
izliyorum sadece
geçmiş fiilleri uyarladığımda eylemin yüküne
di'li zamana selam çakıyor yüklemim
sıkılmadan hatırlatıyor yüzümün rengini
zamansız düşlerim
bir perde aralığından sızan ışık gibi
içtendir sevmelerim
velvelesiz geçip gidiyorlar şimdi
dokunmadan ellerime
odanın dört duvarında yaygara koparan o kelimeler
sokağın başındaki bakkalın kepenk sesine ortak olmuş
intikam hedefiyim
uyku
bütün anılarıma nüfuz eden bir gölge şimdi
günleri birer gün ara ile topladığım mektupların
her satırında bir çizik
her çizikte bir umut
şimdi
dalgın bir postacı gibi
kapımı çalmadan geçip gidiyor
olsun
bilirim yine de
an gelir
araba fren yapar
bir çocuk bağıra bağıra gülümser
bir kadın pencere önü çiçeğini sular
ve ben
bütün yüklemlerimi bırakıp
yeniden başlarım kelimelere
çünkü ne vakit içime çökerse şimdi
ben hep birazdan doğarım