Bıçak iziyle uyanıyorum,
beynimde
suskun bir gökyüzü.
Doktorun sesi, varoluşumun yankısı:
"İyi
olacaksın."
Peki, kim iyi olacak?
Sinir yollarımda gezinen gölgeler,
kendimle arama çekilen ince
perde.
Düşüncelerim narkoz kokuyor,
ben hâlâ ben
miyim?
Varlık ve hiçlik arasında
sarkan bir ipte
sallanıyorum.
Bana adımı fısılda,
yoksa
unutacağım.
Bilinç Kıyısında II
Zaman,
sarkan bir sarkaç şimdi,
her tik, eski ben,
her tak,
bilinmez bir suret.
Beni benden aldılar mı,
yoksa fazla
mı verdiler?
Düşüncelerim yama tutmuyor,
beynimde
kopuk teller,
her biri başka bir varoluş şüphesiyle
titreşen
bir boşluk.
Aynaya bakıyorum,
gözlerim bir an
tanımıyor beni.
Ben miyim hâlâ,
yoksa bir başkasının
rüyasına mı düştüm?
Bıçak izi kapanıyor
belki,
ama içimde bir çatlak hâlâ açık,
hangi "ben"
sızacak içinden,
hangi "ben" uyanacak
yarın?
Bilinç Kıyısında III
Geceyi
delip geçen bip sesleri,
ritmimi ölçen soğuk
makineler.
Bedenim burada, ama ruhum?
Belki ameliyat
masasında kaldı,
belki narkozda kayboldu,
belki de hiçbir
zaman tam değildi.
Bir zamanlar bildiğim
kelimeler,
dilimin ucunda donup kalıyor.
Düşüncelerim
benden kaçıyor,
yakalamaya çalıştıkça daha da
uzaklaşıyor.
Beni ben yapan neydi?
Hatıralarım mı,
acılarım mı?
Yoksa hiç sahip olmadığım bir bütünlük
mü?
Doktorlar iyileştiğimi söylüyor,
ama ben
hâlâ yarımım.
Ellerimi yüzüme götürüyorum,
dokunduğum
ben miyim?
Yoksa varoluşumun
ameliyat izlerinde saklanan
bir yankısı mı?
Bilinç Kıyısında IV
Kesik
iziyle ikiye bölündüm:
Ameliyat öncesi ben, sonrası
ben.
Hangisi gerçekti?
Hangisi daha az yalandı?
Beynimde
dolaşan cerrah elleri,
varoluşumu düğüm düğüm
çözüp
yeniden bağladılar.
Ama ya düğüm yanlış
atıldıysa?
Ya artık kendim değilsem?
Narkozun
içinden geçerken
her şey silikti,
bir "ben"
kayboldu,
yerine kim geldi bilmiyorum.
Beni uyandıran
ses,
varlığımı onaylayan ilk yankı:
"Ameliyat
başarılı geçti."
Başarı nedir?
Eskisi gibi olmak
mı?
Eskisi gibi olmamak mı?
Eskisi kimdi?
Gözlerimi
açıyorum,
her şey tanıdık ama hiçbir şey aynı
değil.
Beynime dokundular,
ben artık eski ben
değilim.
Ama kim olduğumu da bilmiyorum.
Bilinç Kıyısında V
Beni bıçakla ikiye
böldüler,
ama içimden yeni bir ben doğdu.
Beynimde
yankılanan sorular,
şimdi cevaplarını arıyor.
Kendi
varlığıma uyanıyorum,
eksik değilim—yeniden
şekilleniyorum.
Zaman, geçmişin gölgelerini
taşırken,
ben geleceğe tutunuyorum.
Her düşünce yeni
bir başlangıç,
her nefes yeni bir ben.
Beni ben yapan
belki de bu dönüşüm,
yeniden öğrenmek,
yeniden var
olmak.
Aynaya bakıyorum,
ve artık sorular
sormuyorum.
Çünkü cevap olmaya razıyım.
Çünkü
yaşamak,
her defasında yeniden var olmaktır.
Bilinç
Kıyısında VI – Sınırları Aşarken
Bu odanın duvarları yetmiyor artık,
zihnim genişlemek istiyor,
kendi içinden çıkıp
başka ufuklara yayılmak.
Beynimde açılan yarık,
şimdi yeni bir patikaya dönüşüyor.
Bir bavul hazırlıyorum—
içine eski sorularımı koymuyorum,
sadece boşluk bırakıyorum,
yenilerine yer açılsın diye.
Uçağın penceresinden bakarken
bulutları kesen kanatlar gibi
ben de sınırlarımı aşıyorum.
Ben kimim, nereden geldim,
artık fark etmez.
Önemli olan,
nereye gittiğim.
Yabancı sokaklar,
bilmediğim diller,
tüm bunların içinde kendimi arıyorum.
Ve belki de ilk kez hissediyorum:
Kendi varlığımı,
başka bir dünyanın içinde erirken.