18 Mart 2012 Pazar

Derine


sızlıyordu.

güneş kendine göre yön çizmişti.
değişen her şeyde bir düş batıyordu derine.
duvar karanlığına bürünürken
yaprakların rüzgarla dansında beliriyordu,
korku.
ölüm diyordu, ölüm.
şu an değilse ne zaman gelecekti ölüm.
elleri duvardan kaydı,
sesler doldurdu odayı.
üç kişi ya da beş kişi.
sanki herkes oradaydı.
elbiseler...
yapraklarla yer değiştirmişlerdi.
uçuşuyordu etekler, derine.
karanlık.
renkleri kim çaldı!

Hiç yorum yok: