18 Aralık 2011 Pazar

Göl


ırmaklara tecavüz etmiş, kim
saklandı bilinmez çamurun içine.
kıymıklar batarken, bitki kökünden düşmüş toprağa.
solgun, yırtılmış tüm yapraklar.
bulanık, su
sınır çizmiş gökyüzüne.
kuşların dili farklı, rengi saçmalık budalası.
değiştirilmiş karneler, her gün bir buğday sarısı.
salınarak geliyor, avcı
ağacın kovuğunda gizli.
vuracaktı, arkasında olmasaydı nefesi.
arkasını göremez ya, gözünü oydu şebek
kalkınca amuda, durdu yağmur.
akıntısıyla buluştu göz, kırmızı buladı sınırı.
kuşlar dillerini yuttular, tecavüz ırmağın tam ortasında!
dağıldı dallar, yapraklar.
bacakları açık kaldı,
yüzyıllık ağaçlar.
döller aktı, beyaz
süt karıştı, bozuldu sınır.
kahverengi, çamur
kırmızı, kan
beyaz, döl
elde kaldı piç bir göl.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Dönüş


kırılır yanlarım, sırtımın gölgesinde
bırakılan seslerim hüzne boğulurken, önümde
bekleyen gülüşlerime özenirim belki de.
ama,
bıraktıklarımı biriktirmiş gibi gelir zaman.
hem gelmek hem gitmek.
güzeldir kimi zaman.