30 Haziran 2011 Perşembe

Yara İzi


büyüdük.
kime göre büyüdük, o da tartışılır.

çocukken yere düşmemiş birey, eksik midir?
bedeninde iz yoksa
baktığında o günü hatırlayıp,
ilkokul aşkına tebessüm edeceği...
eksiktir.

büyümedi.
kime göre büyümedi...
şimdi tartışmaya son verme zamanı.

koşarken peşinden kendine takıldı birey, düştü.
bir dizinde bir de çenesinde kaldı iz.
ne zaman baksa yaraya
koşmaya çalışır hala.
beden büyüdü, baba oldu.
yara izi aynı kaldı, büyümedi.

26 Haziran 2011 Pazar

Kalma

otuz rakamını sevemedim ben.
rakam dedim değil mi, sen hiç dedin mi?
say.

aslında en sevmediğim, vole çak cümleye,
en sevmediğim diye başlama cümleye.
sevmemek de tercih, sevmek kime fayda sağladı ki.

kumlara dökülen inceliklerin,
kaybolmuş vicdanın köşe vuruşlarında.
muz ortayı çok sevdik, hatta
çok sevdik be abi!

gün ağırdı, sana bakan gözlerim ağardı.
ağları nasıl da hazırlardık,
güneş, sabaha gülümsemediği vakitlere gebeydi,
boyuma kadar iteklediğim teknenin gölgesinde.
sen uyurdun, beni rüyanda düşlerdin.
ben uyurdum, seni hep düşlerdim.

kalma.
içimde bir kelime gibi.
kipin emrinden çıkmış, bir iç acıma gibi.
kalma.
ben kendime bile fazlayım,
öyle.

20 Haziran 2011 Pazartesi

İkilem


bir boy farkla...

bildin, doğru.
atların ölü zamanı ile eşdeğer bir tabir.
tabir demişken, cümle içinde kullanımı ne kadar azaldı, farkında mısın?

nalını unutmuş at.
üzerinde oranlar. koşunca azalıp da artan dolarlar.
gülerler, ağlarlar... insanlar...
unuttuğu nalları anımsar.
gözlerinde saklı atın, yüklediği duygu.
ya koşacak ya da...

9 Haziran 2011 Perşembe

Gizli

Şimdi siyah bir perde yanımda.
Sen ise o perdede sahne almayı bekleyen bir beden.
Kaç kişi izler, tenindeki lekeleri.